Untitled Document
BAŞKANIN MESAJI


Vizyon Projelerimiz

 

Sevgili Meslektaşlarım,

29 Mayıs 2010 tarihinde yaptığımız muhteşem toplantıya birçoğunuz şahit oldunuz. Hemen şunu söyleyeyim ki; bizler birlik olunca başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. O gün coşkulu ve muhteşem tabloda sizlerle birlikte olmaktan ve bizleri geleceğe taşıyacak projelerimizi sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyduk. Şimdi buradan bu projeleri internet sitemiz aracılığıyla bir kez daha sizlere aktarmak istiyorum.

 

“VİZYON PROJELERİMİZ”

 

Değerli üyelerimiz, saygıdeğer meslektaşlarım, sizlere göreve geldiğimiz bu kadar kısa sürede, startını verdiğimiz ve bazılarını ise sonuçlandırdığımız bazı proje ve girişimlerimizden söz etmek istiyorum:

 

1-    MAL ALIM BİRLİĞİ

2-    MİSYON VE VİZYON (BARKOD) PROJEMİZ

3-    SAĞLIK HİZMETLERİ (OSMANGAZİ TIP MERKEZİ-ANLAŞMALAR)

4-    PORTÖR MUAYENE ANLAŞMASI  (BİLGEMED)

5- MUHASEBE BİRLİĞİ

 

 

1- NEDEN MAL ALIM BİRLİĞİ

NEREDEN NEREYE GELDİK!

Değerli üyemiz,

Dün; “SİNEKLİ BAKKALDIK” böyle anılıyorduk

Bugün; “BAKKAL AMCA” diye çağrılıyoruz.

Yarın; ise “ESNAF-İŞADAMI” olmalıyız.

Biz hizmete talip olurken, önümüze bu hedefi koyarak yola çıkmıştık.

Kısaca anlatayım:

Geleneksel alışveriş kültürümüzde, Bakkal esnafı olarak bizler, dün, öncelikle mahalle halkına hizmet veren bölgesinin gıda ambarı olarak tanımlanan ve aynı zamanda komşuları da olan müşterilerine veresiyesi bol, faizsiz, uzun vadeli, tüketim kredisi kullandıran, sözüm ona “SİNEKLİ BAKKALDIK”.

Bugün, bir yanda bütün sektörleri ve piyasayı kasıp kavuran, “teğet mi geçti, yoksa delerek mi geçti” türünden tartışmaların bir nevi siyasal arenada karşılıklı atışmaya dönüştüğü, küresel ekonomik krizin, diğer yandan varlığımızı dahi tehdit eden “Çok amaçlı büyük mağazalar ile Alışveriş merkezleri”, öte yandan kapımıza kadar dayanan bölgesel-lokal marketler zincirinin yarattığı acımasız ve dengesiz bir rekabetin kıskacında sıkışıp kalan “BAKKAL AMCA” olduk.

Yarın; Gıda sektörünün vazgeçilmez, yok sayılamaz ve yok edilemez potansiyel gücü olarak varlığını, tüm ekonomik yapılarda kendisini kabul ettiren, Gelişmeyi, değişmeyi, güçlü olmayı ve güçlenerek rekabet zincirinin temel halkası olmayı hedefleyen “ESNAF-İŞADAMI” kimliğini kazanmalıyız.

Hepiniz “Bakkal amca” türküsünü bilirsiniz.

Bunu, sadece “kulağa hoş gelen bir müzik, duygularımızı okşayan bir türkü olarak” algılamayın sakın:

ÇÜNKÜ;

İşte bu türkü, geleceğimiz, hedeflerimiz ve yapılması gerekenler için çok önemli mesajlar veriyor bizlere.

Bunun için; AKLIMIZ VAR,GÜCÜMÜZ VAR, CESARETİMİZ VAR

Şimdi buradan aldığımız mesajla, harekete geçmeliyiz.

Zaman durma zamanı değildir.

Ya hep birlikte var olacağız,

Ya hep birlikte kalkınacağız,

Ya da; yerimizde sayarak zamanla yok olup gideceğiz.

Tekrar söylüyorum.

Aklımız var,

Gücümüz var,

Cesaretimiz var.

ÖYLEYSE NE DURUYORUZ.

Bizi geleceğe taşıyacak, acımasız piyasa koşullarında dengesiz ve kontrolsüz rekabet karşısında güçlü kılacak, “Sihirli bir Projemiz” var.

“MAL ALIM BİRLİĞİ”

Bunun için

“Hepimiz birimiz, Birimiz hepimiz için”

kenetlenip, el birliği, güç birliği ve iş birliği yapmalıyız.

Ortak aklımızı kullanarak, ortak kararlar alarak, ayakta kalmamızı sağlayacak “TEK” ve  “KOŞULSUZ” olarak katkı koyacağımız bu projemizi,

zaman yitirmeden,

daha fazla ezilmeden,

hatta, yok olup gitmeden hayata geçirmeliyiz.

UNUTMAYALIM Kİ; Zaman ne bizi bekler, nede geç kalanı affeder.

Birimiz hepimizden daha akıllı değiliz,

Birimiz, hepimizden daha güçlü değiliz,

Birimiz hepimizden daha cesur değiliz.

ÖYLEYSE;

El Birliği yapacağız,

İş Birliği yapacağız,

Güç Birliği yapacağız.

KAZANACAĞIZ-

KALKINACAĞIZ-

AYAKTA KALACAĞIZ…

Değerli üyelerimiz,

Konuşmamın başında demiştim ki;

NEDEN MAL ALIM BİRLİĞİ

GÜCÜMÜZÜN FARKINA VARALIM

--- Biz öncelikle gücümüzün farkına varmalıyız.---

BİR ÖRNEKLEME;

Bursa da, uluslararası, ulusal ve yerel (lokal) marketler zincirinin toplamı

150 tanedir.

Bu yüz eli marketin her biri günde 50 tane Kola satarsa,

Günde toplam : 7 bin 500 kola satmış olurlar.

Bursa’da 3.500 bakkal vardır.

Biz de onların onda biri kadar kola satalım. Yani sadece 5 tane.

Bizim toplamımız ise Günde 15.00 kola satmış oluruz.

Bizleri kıskacına alan, kapımıza kadar dayanan başta bakkal olarak bizlerin, öte yandan, bir çok esnafın kepenk indirip yok olmasına neden olan marketlerin iki katı satış gerçekleştiriyoruz

1-    Buna rağmen, “ürün alımlarında” onlar kadar pazarlık gücüne sahip olamıyoruz. İskonto ve indirim ve vade yaptıramıyoruz.

2-    Alış fiyatlarımız, marketlerden daha yüksek olduğundan satarken de marketlere göre fiyat farkımızın olması kaçınılmaz oluyor.

3-    Bu durumda, marketlerin, acımasız, kontrolsüz ve tüketiciyi cezp etmesi gibi haksız bir rekabetle karşı karşıya kalıyoruz.

Sadece bu örnekte görüldüğü gibi, güçlüyüz, ama kullanamıyoruz. Potansiyel yapımız var ama yararını göremiyoruz. Geniş yelpazeye sahibiz ama bunları “Ticari kazanç hanemize” kazandıramıyoruz.

Çünkü yalnızız. Çünkü mahallemizde, bölgemizde bizler hala birer “Bakkal Amcayız”.

Böyle olmamalı. Bu “Makus Talihi” değiştirmeyiyiz. Bu bizim elimizde, bu bizim gücümüzle mümkün. Bunu hayata geçirmek bizim girişimci cesaretimize, bizlerin ortak aklına, hepimizin güç birliği yapmasına bağlı.

Bütün bunları geleceğimiz için “Faydaya” dönüştürmek, tüketim pazarı, müşteri ağı, potansiyel yelpazemizi, kazanca dönüştürecek projeleri hayata geçirmekle mümkün.

Üç şeye ihtiyacımız var.

El birliği yapmak,

Güçbirliği yapmak,

İşbirliği yapmak.

Bunları bir araya getirmek için ise, Ortak akla, ortak karara, ortak cesarete ihtiyaç var.

Bunların hepsi bizlerde zaten fazlasıyla mevcut.

ÇÜNKÜ;

Biz güçlüyüz, biz potansiyel bir yapıyız, biz geniş yelpazeye sahibiz.

Sadece bu saydığımız üç şey, bizi cazip hale getirir.

Ancak ne yazık ki bizler bunlardan faydalanma imkanlarından yoksunuz.

Çünkü bireysel kalıyoruz.

Böyle olunca aslında var olan gücümüzü ticari pazarlıklarda kullanamıyoruz.

MAL ALIRKEN KAZANALIM:

Günümüz ekonomisin yarattığı konjöktür de, artık mal satarken değil, mal alırken kazanç sağlanır. Piyasa şartları, ekonomi çarkları, ayakta kalma, güçlü olma ve varlığını sürdürebilmek için bu temel mantığı çok iyi kavramalıyız.

Bizlerin mal alırken kazanabilmemiz için yukarıda kısaca değindiğim, mekanizmaları devreye sokmalıyız. Rekabet gücümüzün yükseltilmesi şarttır.

Eğer siz mal alırken, ürün pazarlığı yaparken, potansiyel Pazar gücünü ve geniş yelpazeye yayılan nihai tüketici ağına sahip olma gibi cazip yanlarınızı devreye sokamıyorsanız, gelecek içinde umut beslemeniz boşunadır.

Oysa; bizlerin gerçekten öylesine bir gücümüz var ki bu gücü şimdi biz ayağa kaldıracağız.

Girişimci ruhumuz ile geleceğe inan cesaretimizle, mesleğimize sahip çıkma bilinciyle, yani aklımızla sizlerle yapacağımız işbirliğimizle, bunu hep birlikte başaracağız.

Aklın yolu birdir.

Yukarıda meşrubat örneği verdim.

Biz karşımıza gelen üretici firma veya ana bayi olan yetkiliye, hatta aracı olan tedarikçiye, “100 koli mal istiyorum” diyerek “mal alım gücünüzü” ortaya koyarsanız, yapılacak iskonto, sağlanacak vade ve promosyon da aynı seviyede yüksek ve etkili olacaktır. İşte siz o zaman mal alırken kazanmış olacaksınız. Bunu Bursa Bakalar Odası olarak hepimizin adına yapacağız. Dolayısıyla mal alırken sağlanan fiyat indirimi doğal olarak sizlerin raflarınızda müşterilerinize sunduğunuz ürünlerin etiketlerinde de tüketici (müşteri) için çok daha uygun ve cazip olacaktır.

Kısacası, 5 koli mal alım ile 100 koli mal alım arasındaki farkı ve fiyat iskontosunu hepimiz biliriz.

İşte işin özü ve sırrı burada saklı. Bunu çok işi kavramalıyız.

Benimde anlatmak isteiğim pazarlık gücü bu sırrın içerisinde var.

O HALDE;

O halde siz aslında mal alırken kazanmış oluyorsunuz. Satarken de müşterinize daha uygun ve cazip fiyattan mal sattığınız için, “müşteri memnuniyetinin” birinci şartını yerine getirmiş oluyorsunuz.

Böyle olunca, bölgenizdeki, mahallemizdeki müşteri de hep yakındığımız o büyük marketlere gitmek gibi bir alışkanlık ve tercihten kurtulmuş, daimi müşterimiz haline gelmiş olacaktır.

Bunu yapmalıyız. Öyleyse;

ÇALIŞACAĞIZ, BAŞARACAĞIZ, KAZANACAĞIZ VE PAYLAŞACAĞIZ.

Bu noktada özellikle şunu belirtmek gerekir.

Ne yazık ki bunu şimdiye bizleri yönetenler, mesleğimize yön verdiklerini sananlar hiçbir zaman kullanamadılar.  Beceremediler, cesaret edemediler, sizlere güvenmediler. Yapılması gerekenlere karşı sorumluluk duymadılar.

Kullananlarda, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiler. Bunu birilerini suçlamak için söylemiyorum.

Allah Birliğimizi, dirliğimizi, düzenliğimizi bozmasın.

Hepinizin işleri açık, satışları kazançlı, kazancınızın bereketli olmasını diliyorum.

Muhammed Nuri ÖRS

Bursa Bakkallar Esnaf Odası

Yönetim Kurulu Başkanı